Ali Özçelik’in Web Sitesi

Ali özçelik hakkında her şey

oylamaya oylamaya

ÇOK ŞÜKÜR bir seçim daha geçti ama ne geçti o kadar fakir fukara varken insanlar bir ekmege muhtaçken sokaklarda yırtık bayrak ve kağıt atıklardan başka ne kaldı onlara harcanan parayı bu krizde millete verseydiniz olmazmıydı olmaz çünkü onlar yaptığı daha önemli ama milletimiz umarım anladınız

Bügün Kadir Gecesi

Kadir Gecesi


1. Kadir Gecesinin Mahiyeti
2. Hadislerde Kadir Gecesi
3. Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
4. Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
5. Neden “Kadir” Gecesi?
6. Bu gecede nasıl dua edelim?

Kadir Gecesi

En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur’ân’da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.

Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa “Leyletü’1-Kadr” ifadesini açıkça zikretmektedir:
Şüphesiz, o Kur’ân’ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir.

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.

Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.

Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur’ânî sofraya başta Kur’ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü’minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü’minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed’in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.

Hadislerde Kadir Gecesi

- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi’ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi’ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi’ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız

- İbn-i Abbâs (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb’ım! Siz leyle-i Kadr’i Ramazan’ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır

- Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan’ın son on günü girince, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa’y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı.

- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh’den: Şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.

Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
“Bin ay” seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.

Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, “Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir” diyerek Kadir Suresini okudu ve, “İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır” buyurdu.(1)

Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)

Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.

Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur’an’ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat’i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal’i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur’an-ı Hakîm’i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.

Sure neden Kadir Gecesinde indi?

Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.

Neden “Kadir” Gecesi?
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)

“Kadr” kelimesinde “tazyik” manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.

Bir hadiste, “O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır” buyurularak buna işaret edilir. (4)

Kadir Gecesinin Ramazan’ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan’ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. “Onu yirmi yedinci gecede arayınız” mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)

Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan’nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü’minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur’ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur’ân okunur, Kur’ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah’a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.

Kim inanarak, sevabını ancak Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.” (6)

Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:
Dedim ki, ‘Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin’ buyurdu
Bu duygu ve düşüncelerle,  milletimizin ve tüm alemin Kadir Gecesini tebrik ediyor ve bu gecenin, insanlığın barış, huzur ve saadetine, bütün müminlerin de affına vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.   

 

Merve

Bu uykucu merve benim siteye ulaşamamış yardımcı olalım….

Kim Kazanaçak?

Türkiye Şeker Fabrikaların Özelleştirlmesinde geçen süreçte Şeker İş tarafından Özelleştirme karşı açtığı davaların akibedinden sonra tekrar başka bir sebeble özelleştirmeye alınması acaba hangisi kazanaçak sorusu akla gelmektedir.Bakalım bekleyip görelim (Hadi Hayırlısı) Bir ümetle BEKLİYORUZ Şeker fabrikaları İşçi Çalışanları

Google

Google yeni arama sistemiyle daha güzel olmuş…

Efendimize göre paha biçilemeyen 3 şey

Kur’an’ın pek çok ayeti ve Peygamberimiz’in mübarek sözleri sağlığın korunmasını, sıhhat ve saadetin paha biçilmez bir kıymet olduğunu anlatıyor.

Dinimiz, hayat ve saadet dinidir. Hayat ise Allah’ın insana bağışladığı en büyük nimetlerinden biridir. Bu nimetin rantabl şekilde kullanılması için de dinimiz sağlığın korunmasına çok büyük bir önem verir.

Kur’an’ın pek çok ayeti ve Peygamberimiz’in mübarek sözleri sağlığın korunmasını, sıhhat ve saadetin paha biçilmez bir kıymet olduğunu bu vesile ile elde fırsat varken bu nimetin kadrinin bilinmesini önemle bildirir. Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

“Üç şeyin kıymetine paha biçilmez: Emniyet, sıhhat ve yeter derecede geçim.” Ashabdan Hz. İbn Abbas: “Ey Allah’ın peygamberi, üzerine farz olan namazı kıldıktan sonra Allah’tan ne isteyeyim?” diye sorduklarında Peygamberimiz: “Sıhhat ve afiyet iste.” buyurmuşlardır.

SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUT

Dinimizin sağlığa verdiği mana ve ehemmiyeti, Allah Resulü şöyle ifade ediyor: “Güçlü kuvvetli bir Müslüman, zayıf bir Müslüman’dan daha hayırlıdır.” Halkımız arasında sürekli kullanılan “Sağlam kafa sağlam bünyede bulunur.” sözü de aslında manası Kur’an’da bulunan büyük bir hakikatin ifadesidir.

Allah Resulü bir başka hadislerinde hayatı yaşarken dikkat etmemiz gereken çok önemli beş esası bildirerek aslında bir manada hayatında özetini peygamberane bir dehayla bize tavsiyede bulunuyorlar. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Hasta olmadan evvel sıhhatinizin, ölüm gelip çatmadan evvel hayatınızın, fakirliğe düşmeden evvel servetinizin, ihtiyarlamadan evvel gençliğinizin, meşguliyetten evvel boş vaktinizin kadrini biliniz ki pişman olmayasınız.”

İnsanlık tarihinde mikrop denilen ve hastalıkların bulaşmasına vesile olan varlıkların cismi değil, ismi bile bilinmezken, salgın hastalıklar bütün insanlığı kırıp geçirirken dünyaları fetheden sultanlar, krallar bile bir mikroba yenilip giderken mikrobun varlığını insanlığa ilk haber veren ve temizlikle, koruyucu hekimlikle ondan korunmasını tavsiye eden Peygamberimiz olmuştur.

Bizlere en güzel örnek olan Allah Resulü, bununla da yetinmemiş o mübarek yaşayışları ile sağlığı korumanın en güzel örneğini vererek, hayatlarının her anını yemesi, içmesi, yatması, kalkması dahil her şeyi belli bir düzene koymuşlardır. Hep itidal üzere hareket ederek her konuda israftan kaçınır, özellikle yemek ve içmekte itidale riayet ederlerdi. Suyu yudum yudum içer ve su kabına solunmamasını emrederdi. Sağlığı korumak için tedbirli hareket etmemizi buna rağmen hasta olunca da mutlaka tedavi olmamız gerektiğini ısrarla tavsiye etmişlerdir.

TEMİZLİK DİNİN RUHUDUR

Dinimiz, sıhhat ve saadetin kaynağı olan temizliğe de bu açıdan yaklaşarak büyük bir önem verir. Temizlik, dinin ruhudur. Bunu Allah Resulü “Temizlik imandandır” diyerek ifade buyurmuşlardır. Kur’an insanı ilgilendiren bütün konularda olduğu gibi hayatın korunması ve en güzel şekilde yaşanabilmesi için burada da devreye girerek insana bir ömür boyu vazgeçilmez esaslar ortaya koyuyor. Bu açıdan hayata karşı dikkatsiz ve ilgisiz kalarak “Kendi kendinizi tehlikeye atmayınız.” (Bakara, 2/195) buyuruyor.

İslam’ın insanlık âlemine ilk hediyelerinden birisi temizlik olmuştur. Dünyanın pek çok yerlerinde görülen hastane, eczane, çeşme, hamam gibi sıhhi ve medeniyetin simgesi olan tesisler, hep İslam’ın eseridir. İslam sadece bu eserleri ortaya koymakla kalmamış, ayrıca sağlığı koruma bilgisine de büyük bir önem vererek bu suretle Müslümanlar arasından İbn Sina’lar, Razi’ler gibi çok büyük ve değerli hekimlerin çıkmasına zemin hazırlamıştır.BUGÜN

tansu

bu tansu başka tansu gene yapmış yapacağını (siteyle ilgili) teşekkürler tansu gene gene gene teşekkürler

görüş

Bu siteyle ilgili veya ekleyeceginiz iyi kötü görüşlerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim….

ramazan Ayı

Mübarek Ramazan Ayının Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı ve mükafatlarının sınırsız olarak verildiği bu manevi mevsimi; geçmişimizi muhasebe ederek, kendimizi kötülüklerden ve haramlardan uzak tutarak, hayra ve kalıcı mutluluğa yönelerek çok iyi değerlendirelim. Yapacağımız hayır ve ibadetlerle Allah’ın rızasını kazanmaya, iyi ve güzel davranışları artırarak, geçici ve kötü şeyleri de terk ederek üzerimizdeki manevi kirlerden arınmaya çalışalım. Oruçlarımızı her türlü haramdan, kötü söz ve davranışlardan bizleri koruyucu bir kalkan kılalım.
Ramazan ayının şahsımız, ailemiz, milletimiz, ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar, huzur ve barış getirmesini, bizleri manevi yönden yüceltmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

İstifa

Benim çok sevdiğim Anne Dediğim ve bana Anne şevkatini veren Sayın Aysın ÜNAL Başkanım Şeker Kurumundan İstifa etmiştir. İstifasına çok üzüldüğüm onun benim için herzaman kalbimde olduğunu şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonraki  yeni hayatında başarılı olacagına inandığımı iletir hayatı boyunca mutluluklar dilerim.

Eski Yazılar »